Babam öldüğünde 19 yaşındaydım.

Babam öldüğünde 19 yaşındaydım.
Evde sadece ben ve annem kalmıştık. Herkes onun ne kadar fedakâr bir kadın olduğunu anlatıyordu. Komşular, akrabalar, öğretmenler… Hepsi aynı şeyi söylüyordu:

“Annen senin için hayatını verdi.”

Ben de buna inanıyordum.
Ta ki nişanlanana kadar.

Nişanlım Emir’le tanıştıktan sonra annem değişmeye başladı. Önce küçük şeylerle başladı. Sürekli onu küçümsüyordu.

“Bu çocuk sana göre değil.”
“Bakışları güven vermiyor.”
“Seni benden uzaklaştıracak.”

Başta önemsemedim. Ama zaman geçtikçe annem her şeyi kontrol etmeye başladı. Gelinliğimi, davetlileri, yaşayacağımız evi… Hatta balayını bile.

Bir gece Emir bana sessizce şunu söyledi:

“Sen anneni üzmemek için yaşıyorsun… kendin için değil.”

O cümle canımı çok yakmıştı. Çünkü doğruydu.